Üvey Abilerimle Sikişerek Seksle Tanıştım

Üvey Abilerimle Sikişerek Seksle Tanıştım
Annem ve babam boşandıklarında, ben daha 2 yaşındaymışım. Ben annemin yanısıra kaldım. Babam inşaat mühendisidir ve daha boşanmalarının üstünden 1 ay geçmeden yurtdışına çalışmaya gitmiş. Ogün bugündür de sıksık yurtdışında çalışır. Nadiren Türkiye’ye geldiği vakit kısa Aralıklarla görüşürdük. Hayatımda o kadar az yer alıyordu ki, özleyecek kadar bile tanımıyordum onu. Yine de her ay derli toplu olarak arkadaşlarımın aldığının 3-4 katı kadar para göndermeyi ve özel sürelerda armağan amacıyla ekstra para göndermeyi katiyen ihmal etmiyordu. Sanırım onun sevgisini gösterme biçimi de bu şekildeydi.

Annemle aramız hep çok iyi olmuştur. Annemin bana olan sevgisi ve yaklaşımı sayesinde, boşanmış ailelerin çocuklarının yaşadığı problemleri hiçbir vakit yaşamismim. Annem, çok başarılı ve aranan bir plastik cerrahtır. Anneme öyle hayrandım ki, okul hayatım başlar başlamaz, onun gibi bir hekim olabilmek amacıyla kendimi derslere gömmüşbütün adeta. Zaten hiçbir vakit çok güzel bir çocuk olmamıştım. Daha 8 yaşındayken dişlerime o iğrenç teller takılmıştı. Saçlarım ise arkadaşlarımınki gibi düz yada yalnızca hafif dalgalı değil, tam manasıyla kıvır kıvırdı. Saç rengim siyaha yakın olsada, tenim peynir gibiydi ve en küçük bir şeyde o kadar kızarıyordum ki, kimseden bir şey saklamama imkân yoktu. Tek güzel denebilecek yanım, babamdan aldığım koyu mavi gözlerimdi. Ne yazık ki kitaplara olan aşırı düşkünlüğüm sayesinde, daha 13 yaşımda şişedibi gibi gözlükler takmaya başlamıştım bile. Görünüşümdeki bu içler acısı hal ve annem gibi başarılı bir bilim kadını olma isteğim ile daha o yaşımda, yaşıtım kızlarla aramda uçurum kadar farklar oluşmaya başlamıştı. Onlar ilk sevgililerini edinmiş, yavaş yavaş cinselliklerini keşfetmeye başlamışken, ben deli gibi lise giriş sınavlarına çalışıyordum. Sonuç olarak, çok iyi bir fen lisesini birincilikle kazanmıştım.

Bu arada annem çalıştığı hasadetye yeni belirleme olan başhekimle birlikte olmaya başlamış ve o yaz evlenme kararı almışlardı. Kerim amca 45 yaşında, yani annemden 4 yaş büyüktü. O da daha evvelce bir kez evlenmiş ve o evliliğinden üniversitede okuyan ikiz oğulları vardı. Annemin evliliği ve benim yeni okuluma başlamamla, yavaş yavaş hayatımın seyri de değişmeye başlamıştı. Okuduğum okulun kuralları gereği yatılı okumak zorundaydım. Başlarda her haftasonu anemi görmek amacıyla eve gidiyordum, ama dersler ağırlaşmaya başladıkça, git gide daha az gider olmuştum.

Yaz tatilinde, annemle her yıl yaptığımız gibi Kuşadası’ndaki evimize tatile gitmiştik. Kerim amca da evvelce kendi oğullarıyla Marmaris’te tatil yapmış, sonra da bir haftalığına bize katılmıştı. Tatil dönüşü dişçi kontrolümde sonucunda o tellerden kurtulacağımı öğrenmek bana müthiş bir armağan olmuştu. Böylece lisedeki ikinci yılıma tellerim olmadan başlamıştım. Bu arada ben her ne kadar o süreler hiç farkında olmasam da, buluğ bana yaramış, adeta çirkin ördek yavrusundan kuğuya dönüşmeye başlamıştım. Artık tellerin olmadığı inci gibi bembeyaz dişlerim vardı. Tüm arkadaşlarımın aksine bir adet bile buluğ sivilcem yoktu. Küçükken peynire benzettiğim nefes tenim, şimdi belirginleşmeye başlayan göğüslerim ve yavaş yavaş güzelliği meydana çıkan popomla birleşince, gözlere bayram yaptıracak bir görüntü meydana çıkartır olmuştu. Saçlarımın kıvır kıvır durumu ise, uzayıp sırtıma doğru döküldükçe parıl parıl parlayarak, her yerde gözleri üzerime toplar olmuştu. Artık okul dışında ve ders çalışmadığım sürelerde da gözlüklerimi takmıyor, onun yerine lenslerimi kullanıyordum. Sonuç olarak, 16 yaşımı doldurduğum yaz, bana bakan erkeklerin yanısıra güvende olamayacak kadar sexy bir çıtıra dönüştüğümden habersizdim.

Ertesi yaz da tekrar annemle birlikte yazlığa gitmiştik. Tatilimiz çok güzel geçiyor, anne kız birlikte çok eğleniyorduk. Bir gün öğleden sonra, annem yan komşumuz Selime teyzelere geçmiş, ben de arka bahçemizde, havuzun kenarında, şemsiyenin altında uyukluyordum. Site çok iyi korunduğu ve emniyet şifresini bilmeyen kimsenin eve giremeyeceğini bildiğimden, bikinimin üstünü çıkarmıştım. Sadece küçücük turkuaz renkli bikini altımla, sere serpe yatmış, MP3-Çalarımdan müzik dinliyordum. Bir an acayip bir hisle gözlerimi açmamla, yerimden sıçramam bir oldu. Karşımda iki adet adam, gözlerini dikmiş, yiyecek gibi bana bakıyorlardı. Şokun tesiri birkaç saniye sürmüş, öylece karşımda duran bu iki devasa adama bakakalmıştım. Neden sonra, yarı çıplak olduğumu hatırlayarak, yanımdaki Pareomu alıp, üzerime geçirdim. Pareo yere kadar uzanan bir yelek biçimindeydi ve ne yazık ki beyaz şeffaf kumaş bedenimu gizlemekten ziyade, çok daha da sexy görünmesini sağlıyordu. Fakat ben bunu anlayabilecek kadar cinsel konularda aydınlanmış değildim henüz.

Adamlardan, kaşında Piercing olanı, öne bir ismim atıp, “Görmeyeli küçük kız kardeşimize neler olmuş bu tür!” diyerek beni kucakladı. Kollarının arasında adeta ilkokul çocuğu gibi kalmıştım. Sert bedeni ve karnıma değen çok daha sert bir çıkıntı beni sersemletmiş, daha bir yanıt veremeden, adamlardan diğeri, daha efendi görüntülü olan, onun konumunu almış, beni kendi sertliğine bastırarak kucaklamıştı bile. Sanki bilhassa önlerindeki sertliği hissetmemi ister gibiydiler. Üvey abilerimi (Evet, Ulaş ve Burak üvey abilerimdi ve annemle babaları evlendiğinden beri en çok 3 ya da 4 kez görmüşbütün onları.) karşımda görmeyi beklemediğim gibi, bu tür sıcak bir merhabalaşmayı hiç beklemiyordum.

İkisi de gerektiğince yakışıklı, boylu poslu ve gerektiğince yapılı erkeklerdi. Kerim amcanın anlattıklarından aklımda kaldığı kadarıyla, katiyen sevgili sorunu çekmediklerini biliyordum. Ulaş fotoğrafçılık okumuş ve şimdi de ünlü bir moda dergisinde çalışmaya başlamıştı. Burak ise mimarlık okumuş ve bir arkadaşıyla birlikte kendi ofislerini açmışlardı. Bizimle hiçbir vakit Kuşadası’na gelmedikleri amacıyla, burada olmalarına çok şaşırmıştım. “Sizin burada ne işiniz var?” diye sordum. Burak yüzünde hiç inandırıcı olmayan düzmece bir üzüntü ifadesiyle, “Yoksa küçücük kardeşimiz bizi gördüğüne sevinmedi mi?” diyerek takıldı bana. Yüzündeki ifade o kadar komik duruyordu ki, kendimi tutamayıp güldüm ve “Neden sevinmeyim, sevindim tabi! Ama şaşırdım, siz hiç gelmezdiniz de bizimle tatile, o yüzden!” diye geveledim.

Ulaş, “Babamın ısrarlarına çok daha evvelce boyun eğmeliydik!” diye mırıldandı. Ben ne demek istediğini sormak amacıyla dönüyordum ki, Burak, “Abiye hoş geldin öpücüğü yok mu?” diyerek beni kucakladı ve dudaklarımdan öpmeye başladı. Şaşkınlıktan hiçbir reaksiyon verememiş, öylece kalakalmıştım. Ben beynimi toplamaya çalışırken, aniden bir kucaktan diğer kucağa geçmiş, bu sefer Ulaş doğrulusunda öpülüyordum. Onların ellerinde oyuncak bebekten farksızdım adeta. O kadar ufacık kalıyordum ki yanlarında, şaşkınlığımı atıp çırpınmaya başladığımda hissettiklerini bile sanmıyordum. İçerden annemin ve Kerim amcanın sesleri gelmeye başladığında, Ulaş halen dudaklarımdan öpüyor, Burak da sertliğini arkama ykatiyenmış, saçlarımı yana alarak adeta ensemi emiyordu. Ben bir yandan çırpınıyor, bir yandan da bacaklarımın arasında meydana gelen sıcaklığın sebebini anlamaya çalışıyordum ki, bir anda kendimi havuzun içersinde buldum.

Ağzımdan burnumdan sular çıkartarak kafamı sudan çıkardığımda, havuzun kenarında durmuşlar, kahkahalarla bana gülüyorlardı. Sinirden elim ayağım titriyordu. O anda sinirden bütün bedenimun kıpkırmızı kesildiğini ismim gibi biliyordum. Tam ağzıma geleni saymaya başlayacakken, annemin ve Kerim amcanın derhal arkalarında olduğunu gördüm. Dilimin ucuna kadar gelen küfürleri yutarak, Kerim amcaya, “Hoş geldin!” dedim ve sinirle havuzdan çıkıp, havlu arama zAhmetine girmeden koşa koşa kendimi odama attım. Ilık bir duş alınca biraz kendime gelmiştim. Duştan çıktığımda annem geldi odama. Bir yandan saçlarımı tararken, bir yandan da Kerim amcanın da kendisinin de büyük bir aile olarak birlikte daha çok süre geçirmek istediklerini, iki adet abimin olmasının onu ne kadar mutlu edeceğini, hiçbir vakit tek çocuk olmamı istemediğini, ama şartların öyle gerektirdiğini anlattı. Kerim amca da Ulaş ve Burak ile aynı konuşmayı yapmış ve onlar da bir kız kardeşleri olması fikrinden hoşlandıklarını, birlikte süre geçirmekten memnun olacaklarını söylemişler. Sonuç olarak, annemi üzmek istemediğim amacıyla ve bu yaşananların büyük ihtimalle aptalca bir eşşek şakasından ibaret olduğuna inanmak istememden dvakası, bu vakası büyütmemeye karar verdim ve anneme hiçbir şey anlatmismim.

Akşam hep birlikte şık bir restorana yemek yemeğe gittik. Üzerime beyaz üstünde sarı puantiyeleri olan straplez elbisemi giymiş, ayağıma da beyaz düz sandaletlerimi giymiştim. Elbisenin etekleri dizimden bir karış falan yukarıda bitiyor, yel estikçe uçuş uçuş dalgalanıyordu. Bu elbiseyi Kerim amca doğumgünü armağansi olarak Yunanistan’dan getirmişti. O yüzden o akşam bilhassa onu giymek istemiştim. Ama Ulaş’la Burak’ın yüzlerindeki ifadeyi görünce, geri dönüp kot pantolonumu giymek amacıyla büyük bir heves duymuştum. Yemek çok eğlenceli geçiyordu, Ulaş da, Burak da, bir sürü komik öykü anlatarak hepimizi eğlendiriyor ve benim tedirginliğim de iyice kayboluyordu.

Bir ara birinin, “Müge!” diye seslendiğini duyup kafamı çevirdiğimde, evvelceden yanımızdaki villada oturan arkadaşım Gökhan’ı gördüm. Sevinerek kalkıp yanına gittim. Boyunun uzaması ve hafif hafif çıkmaya başlayan sakallarını saymazsak, hiç değişmemişti. Eski günlerin özlemiyle sıkı sıkı sarıldık, ayak üstü biraz sohbet ettik. Ailesiyle birlikte yemek yediklerini, burdan çıkınca ortak bir arkadaşımızın çalıştığı kafeye gideceğini söyleyerek, birlikte gitmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de, “Olabilir, ama bir annemlere sorayım, diğer planları var mı? Mesaj atarım sana!” diyerek telefonunu aldım. Masaya döndüğümde, az evvelceki eğlenceli havadan yapıt yoktu. Burak da, Ulaş da çıt çıkarmadan oturuyor, sinirle yemeklerini tırtıklıyorlardı. Annem ve Kerim amca ise hiçbir şeyin farkında değil, işle alakalı bir hususta konuşarak yemeklerini yiyorlardı. Ben anneme, şayet burdan sonra bir planları yoksa, arkadaşımla birlikte gidip gidemeyeceğimi sordum. Annem, Gökhan ile çok iyi anlaştığımızı ve uzun süretir birbirimizi görmediğimizi bildiğinden kabul etti. Ben de Gökhan’a mesaj atarak, yemeğini bitirdiğinde çıkabileceğimizi söyledim.

12 Aralık 2023 tarihinde yayınlandı, 71 kez okundu

En Çok Okunan Yazılar

Tüm Yazılar »
Büyükçekmece escort Escort Büyükçekmece Zeytinburnu Escort Escort Zeytinburnu Eminönü Escort taksim escort taksim escort pendik escort Escort Pendik Sultangazi Escort Escort Sultangazi Bahçeşehir Escort Hadımköy Escort Maslak Escort Escort Maslak Arnavutköy Escort Escort Arnavutköy Sarıyer Escort Göktürk Escort Küçükçekmece escort Escort KüçükçekmeceAvrupa Yakası Escort Ümraniye Escort Escort Ümraniye İstanbul Escort Escort İstanbul Bodrum Escort Escort Bodrum Porno İzle Porno Çekmeköy Escort Escort Çekmeköy Beylikdüzü Escort Escort Beylikdüzü Avcılar Escort Escort Avcılar Esenyurt Escort Escort Esenyurt Üsküdar Escort Şerifali Escort Fındıkzade Escort Bağcılar Escort Escort Bağcılar Güneşli Escort Beşiktaş Escort Bebek Escort Etiler Escort Güngören Escort Merter Escort Çekmeköy Escort Escort Çekmeköy Fatih Escort Escort Fatih Türk Escort Özbek Escort Escort Bakırköy Bakırköy Escort Ataşehir Escort Escort Ataşehir Sancaktepe Escort Escort Sancaktepe Gebze Escort Escort Gebze Bahçelievler Escort Escort Bahçelievler Kadıköy Escort Escort Kadıköy Vip Escort Avcılar Escort Beylikdüzü Escort Escort Beylikdüzü Esenyurt Escort Escort Esenyurt